‘KKTC’deki belirsizliği aşmak için aday olacağım’

01.02.2020

5 views Kişi Okumuş

0 Yorum

‘KKTC’deki belirsizliği aşmak için aday olacağım’

Kudret Özersay, bir dizi toplantı ve konferans vesilesiyle geldiği İngiltere’nin başkenti Londra’da, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Uluslararası konjonktürün Kıbrıs sorunu konusunda, yerleşmiş kalıpların dışında yeni fikirlerin tartışılmasına uygun bir hal almaya başladığını ifade eden Özersay, Kıbrıs Rum liderliğinin bile kapalı kapılar ardında bu tür alternatifleri sorgulamaya başladığını dile getirdi.

Özersay, nisan ayında yapılacak KKTC cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığını ilan etme gerekçesini de “Bu donmuş belirsizliğin dışına çıkılması fırsatı var önümüzde. Bu açıdan cumhurbaşkanlığını son derece önemli görüyorum” sözleriyle açıkladı.

Cumhurbaşkanlığının Kıbrıslı Türklerin uluslararası toplumda kabul gören en önemli konum olduğuna dikkati çeken Özersay, “Kıbrıs’ta bu kördüğüme dönüşmüş meselenin daha yaratıcı, yeni fikirlerle çözülebileceğine, Kıbrıs Türkünü bu belirsizlikten çıkarabileceğime uluslararası alanda Kıbrıs Türklerinin sesini en iyi şekilde duyurabileceğime inandığım için cumhurbaşkanlığına aday oldum” diye konuştu.

‘KISIR MÜZAKERE SÜRMEZ’

“50 yıldır devam eden kalıplaşmış, kısır müzakere sürecini devam ettirmek için aday olmadım.” ifadesini kullanan Özersay, şöyle devam etti: “Yeni fikirleri proaktif biçimde gerek müzakere masasında, gerek müzakere masasının dışında gündeme getirmek, uluslararası toplumun karar mekanizmalarının içine dahil etmek ve Kıbrıs Türk halkının içinde bulunduğu bu belirsizlik sarmalından çıkmasına yardımcı olmak için aday oldum.”

Rum yöönetiminin yönetimi ve zenginliği Türklerle paylaşmak istemediğini belirten Özersay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu en önemli eksiklik. Bunun olmadığı bir ortamda federal bir ortaklığı oluşturmak ve yaşatmak imkansız. Tarafların birbirine güven duymadığı bir ortamda yaşıyoruz. Karşılıklı güven eksikliği var. Bu da federasyon için olmazsa olmaz bir koşul. Ayrıca bir federal çözüm için federal kültüre de ihtiyaç var. Bizim aslında bir federal tecrübemiz var. Bu 1960 ile 1963 arasındaki Kıbrıs Cumhuriyeti federasyon tecrübemiz. Ama bu acı bir tecrübe.”

‘ŞARTLAR DEĞİŞİRSE FEDERASYON OLABİLİR’

Kıbrıs’ta bu şartların değişmesi halinde federal ortalık dahil her şeyin kurulabileceğini vurgulayan Özersay, “Eğer bu şartların değişmesi için uluslararası toplum elindeki manivelaları, araçları, kozları kullanmaktan imtina edecekse o zaman bizim artık paylaşmaya dayalı bir federal ortaklığı değil, iş birliğine dayalı bir ortaklığı görüşmemiz gerekiyor” dedi.

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı da olan Kudret Özersay, 9 Ocak’ta Facebook ve Twitter üzerinden cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını açıklamıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) oy birliğiyle aldığı karar ile Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (BMBG) Misyonu’nun görev süresi yeniden uzattı. Uzun zamandır BMBG’nin statüsünün değişmesini talep eden KKTC de görev süresinin uzatılmasında fikrinin alınmamasına tepkili.

Bundan 56 yıl önce konuşlandırılan ve her yıl görev süresi altı aylık sürelerle iki defa uzatılan BMBG, Ada’da yarım asrı aşkın süredir var olan çözümsüzlüğün bir parçası haline geldi.

BM Genel Sekreterinin İyi Niyet Misyonu (taraflar arasındaki müzakerelere evsahipliği yapma) ve ateşkesi muhafaza etme gerekçesi ile Ada’da bulunan BMBG, Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından 16 Ağustos 1974’de yürürlüğe giren ateşkesle birlikte çatışma bölgelerini inceleyerek bir ateşkes hattı oluşturdu. Mevcut askeri durum oluşturularak ateşkes hatlarının arasındaki “Ara Bölge” (Yeşil Hat) olarak adlandırılan, 180 kilometre uzunluğunda ve 346 kilometrekarelik bölge BMBG idaresine girdi. BMBG Misyonu, kuruşulundan bu yana, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının temsilcileriyle görüşerek Kıbrıs meselesine çözüm bulmak üzere çalışmalar yürütüyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yönetimi, BMBG’nin görev süresi uzatılırken BM’nin yerleşik uygulamalarına aykırı olarak bu konuda kendilerinin rızasının alınmamasını hatalı bir yaklaşım olarak görüyor ve reddediyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da alınan uzatma kararlarına tepki vererek bu süreçte KKTC’nin rızasının bulunmamasının doğru olmadığını belirtiyor.

 

‘KABUL EDİLMEZ’

Önceki gün BMGK’de alınan kararla BMBG’nin süresi bir altı ay daha uzatılırken KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Barış gücü misyonunun bir coğrafyada tesis edilebilmesi için, ihtilafın taraflarının ayrı ayrı rızasının alınmasının şart olduğu, bunun aksi durumunda ise ilgili misyonun tarafsızlığının sorgulanır hale geleceğini çok açık ifadelerle ortaya koymaktadır. Kıbrıs Türk tarafının rızasının alınması çağrısının sürekli olarak yanıtsız bırakılması kabul edilemez” ifadeleri yer aldı.

‘STATÜSÜ DEĞİŞSİN’

KKTC yönetimi bu konudaki eleştirilerini son yıllarda daha yüksek sesle dile getirerek BMBG’nin statüsünün değiştirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, geçen yıl ocak ayında BM yetkilileriyle yaptığı görüşmede, BMBG’nin görev, yetki ve sorumluluklarında değişiklik yapılması talebini iletmişti. Özersay, BMBG’nin 1964’te görevlendirildiği dönem ile mevcut durum kıyaslandığında askeri bir misyona gerek kalmadığını, zaten geçen süre zarfında da yerine getirdiği görevin ciddi anlamda tartışılabileceğini artık bir sivil misyona dönüştürülebileceğini ifade etmişti. Bakan Özersay, BMBG’nin gözlem ve raporlama faaliyetlerinin asker olmadan da yapılacağını kaydetmişti.

KKTC Başbakan Ersin Tatar da BMBG’nin barışı koruma faaliyetlerinin bugünün koşullarına uymadığını vurguladı. Tatar, Ada’daki BMBG’nin varlığının devamı için yeni kararlar alınmasının BM açısından ciddi bir açmaz olduğunu ve Kıbrıs konusunun çözümsüz kalmasının başlıca nedenleri arasında yer aldığını vurguladı.

RUM TARAFI STATÜKODAN YANA

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ise BMBG’nin statüsünün değiştirilmemesi ve var olan pozisyonunun aynen korunması gerektiğini savunuyor. Eski Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromou, Temmuz 2018’de yaptığı açıklamada, Ada’da Türk askerleri olduğu sürece Kıbrıs hükümetinin BMBG’nin Ada’daki misyonunun devamından yana olduğunu ifade etmişti. GKRY hükümeti, BMBG’nin süresinin 6 ay daha uzatılması kararından duyduğu memnuniyeti dile getiren bir açıklama yaptı.

BMBG NEDEN ELEŞTİRİLİYOR

BMBG, Ada’ya iki toplum arasındaki çatışmaları önlemek için gelmesine rağmen 1964-74 yıllarında Rumların Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılarını önleyememesinden dolayı eleştiriliyor.

Bu tarihlerde onbinlerce Kıbrıs Türkü köylerinden göç etmek zorundan kalırken, yüzlercesi hayatını kaybetti. O dönemde Ada’da bulunan BMBG, Kıbrıs Türküne karşı yürütülen bu sistematik saldırıları engelleyememişti.

BMBG’nin arabuluculuk yaptığı Kıbrıs sorununda yarım asrı aşkın bir süredir somut bir netice alınamaması ve Ada’da kalıcı bir barışın sağlanmaması da BMBG’nin işlevini sorguluyor.

BMBG’nin yıllık 55 milyon dolara ulaşan bütçesinin üçte birini GKRY karşılıyor. Yunanistan’ın her yıl 6,5 milyon dolar katkıda bulunduğu bütçenin geri kalanı ise BM tarafından karşılanıyor.

Kıbrıs BMBG, dünyanın çeşitli yerlerinde görev yapan BM Barış Güçleri arasında bütçesine ev sahibi ülke (GKRY) tarafından katkı yapılan tek barış gücü olarak da öne çıkıyor.

www.aydinlik.com

İlgili Terimler :

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.